ТЕКСТЫ

Все вопросы, связанные с изучением, происхождением и грамматикой турецкого языка. Переводы текстов, песен. Изучаем турецкий вместе!

ТЕКСТЫ

Сообщение TAVUS | 2006/11/02 15:21
Что-то я не вижу такой темы - давайте публиковать маленькие интересные текстики для практики, если что-то непонятно в переводе, то можно заодно и объяснять. Не думаю, что есть смысл переводить здесь эти тексты, кто хочет пусть сам(а) для себя сделает перевод, а где совсем затык спросит.

Вот для начала (текст конечно не мой, взят из интернета, не знаю нужно ли давать ссылку на сайт?) -

4 kelebek...

Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:
--Bu ateş aydınlatıcı bir şey! demiş... İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş… Demiş ki:
--Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş, Biraz daha biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş… Şöyle demiş:
--Ve bu ateş yakıcı bir şey! Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş. Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş. Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş. Ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek "poff !" diye ortadan kayboluvermiş... Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş… Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!...
Изображение
Аватара пользователя
TAVUS
Султан-ПАША
 
Сообщения: 5671
Фото: 1
Регистрация: 25 июл 2006

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение TAVUS | 2006/11/02 15:36
Ateş

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına...
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş; Yüregim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış. Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları... Aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu...
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın. Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu. Ama gitmenin yitirmek olmadığını...
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla. İşte o zamandan beridir ki: Ateş sudan, su ateşden kaçar olmuş.. Ateşin yüreğini sadece su, suyun yüreğini Sadece ateş alır olmuş...
Изображение
Аватара пользователя
TAVUS
Султан-ПАША
 
Сообщения: 5671
Фото: 1
Регистрация: 25 июл 2006

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение zolot_aya | 2006/11/03 15:04
Мне не понятно:

Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş… Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!...

Что на самом деле представляет из себя огонь, возможно, он один узнал, но вернуться рассказать не смог. Потому что в огне потерялся и это смог узнать, только пропав внутри огня.

Tamam mı?
Аватара пользователя
zolot_aya
янычар
 
Сообщения: 68
Регистрация: 11 авг 2006
Откуда: Moscow

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение iouldache | 2006/11/03 15:57
Мне не понятно:

Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş… Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!...

Что на самом деле представляет из себя огонь, возможно, он один узнал, но вернуться рассказать не смог. Потому что в огне потерялся и это смог узнать, только пропав внутри огня.

Tamam mı?


Последнее предложение:

"Потому что он пропал в огне, а узнать что-либо может только тот, кто пропадет внутри него!"
Аватара пользователя
iouldache
странствующий суфий
 
Сообщения: 36
Регистрация: 01 ноя 2006
Откуда: Стамбул

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2006/11/04 10:48
KRAL

Çok eski zamanlarda bir kral saraya gelen yola çok büyük bir kaya koydurttu. Kendisi de cama oturdu ve seyretmeye başladı. Ülkenin en zengin iş adamları geldi, generaller geldi. Kimse kayaya dokunmadı, etrafından dolaşıp geçtiler. Hepsi krala kızdılar, «çok vergi topluyor ama yolları temizlemiyor» dediler. Bir gün bir köylü geldi saraya. Sırtında bir çuvalda meyve sebze getiriyordu. Yoldaki kayayı gördü ve sırtındaki çuvalı yere koydu, kayayı yoldan kenara doğru itti. Çok yoruldu. Kayayı çekince altında küçük bir kese çıktı içi altın doluydu ve bir yazı vardı, “Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir. Kral” yazılıydı.


Источник: школа иностранных языков Ильи Франка
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2006/11/04 10:52
E-MAİL

Bir işsiz Microsoft’un verdiği iş ilânına başvurur.
Personel şefiyle kısa bir görüşme ve test temizliğinden sonra şef şöyle der: İşe kabul edildin, bana e-mail adresini ver, sana başlama tarihini bildireceğim.
Ama benim bilgisayarım ve e-mail adresim yok.
Bu durumda sizi işe alamam.
Adam ne yapacağını düşünür ve cebindeki 105 $ ile dışarı çıkar.
Hale gidip, 10 kg domates alır ve satar.
Sermayesini iki katına çıkarır.
Bu işi birkaç kez daha yapar ve parasını artırır.
Sonra kendine bir el arabası alır, bir süre çalışır daha sonra bir kamyonet alır.
İşleri çok iyidir ve kısa bir süre sonra büyük bir gıda toptancısı olmuştur.
5 yıl sonrada Amerikanın en büyük gıda distribütörü olmuştur.
Artık ailesinin geleceğini düşünür ve bir hayat sigortası firmasına başvurur.
Görüşme sonunda sigortacı teklifini göndermek üzere e-mail adresini ister.
Adam e-mail adresi olmadığını söyler.
Sigortacı şaşırır ve: Çok enteresan, bir e-mailiniz olmadan böyle bir imparatorluk kurmuşsunuz, eğer e-mailiniz olsaydı ne olurdu acaba?
Microsoft’ta temizlikçi olurdum…

Источник: школа иностранных языков Ильи Франка
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2006/11/04 10:54
KEDİ

Soğuk bir mart gecesi genç erkek kediler dışarı çıkmak için süsleniyorlar.
Tam bu sırada küçük erkek kedi birinin kolunu çekiyor: Nereye gidiyorsunuz? Ben de geleyim mi?
Hayır, biz dişi kedilerle sevişmeye gidiyoruz, sen gelemezsin.
Küçük kedi ikinci ve üçüncü akşamda şansını denemiş ama sonuç hep olumsuz.
Bir gün gene denemiş şansını ve bir kedi, “Haydi gel, sen de öğren” demiş.
Küçük kedi ve abileri soğuk ve karlı bir mart gecesi çıkmışlar evden ve bir plan yapmışlar.
Bir evin çatısına çıkacaklar ve dişi kediler sokaktan geçerken saldıracaklarmış.
Bir çatıya çıkmışlar ve başlamışlar beklemeye, ama iki saat geçmiş kimse gelmemiş, hava çok soğuk, küçük kedi üşümüş.
Üç saat sonra küçük kedi, “Abicim, ben bir on dakika daha sevişirim ve giderim...” demiş.

Источник: школа иностранных языков Ильи Франка
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2006/11/24 12:14
YOLDA
Ayça ve Yalçın bir arabadadırlar.Ayça Yalçın’ın kız kardeşidir. Onlar Antalya’ya gidiyorlar. Orada küçük ama güzel bir otelde, on beş gün kalacaklar.
Arabayı Yalçın sürüyor. O dikkatli bir şofördür. Her zaman dikkatli bir şekilde sürer. Ayça da sürebilir. O da Yalçın kadar dikkatlidir.
Yol çok kalabalıktır; bu yüzden Yalçın yavaş gidiyor. Onlar konuşuyorlar ve radyoyu dinliyorlar. Önlerinde başka bir araba var. Şoför çok dikkatsizdir. Dikkatsiz bir şekilde sürüyor. Yalçın ona kızıyor.
Dört saat sonra otelde olacaklar. Yarın Ayça’nın erkek arkadaşı gelecek. Adı Ekrem’dir. Ekrem ve Ayça aynı yerde çalışıyorlar. Onlar evlenecek.
Şimdi araba hızlı gidebilir ama Yalçın çok hızlı sürmez. O eski arabasını sattı ve yeni bir araba aldı.
Bir saat sonra duracaklar ve bir lokantada biraz yemek yiyecekler. Karınları çok acıktı.
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2006/11/24 12:16
MEVSİMLER
Bir yılda dört mevsim var. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.
Yazın hava sıcaktır. İnsanlar genellikle yazı severler. Tatil için bir yere giderler. Denizde yüzerler. Parklarda otururlar. Pikniğe giderler. Çocuklar parkta oynarlar.
Kışın hava soğuktur. Çocuklar okula giderler. Parklar boştur. Kar yağar. Türkiye’de kışın genellikle soğuk olur. Türkiye’nin doğusu batıdan daha soğuktur. Doğuda çok kar yağar.
Sonbahar ve ilkbaharda hava çok soğuk değildir. Yağmur yağar. Sonbaharda ağaçların yaprakları düşer. İlkbaharda yeni yapraklar gelir.
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2006/11/24 12:29
Sonsuzluk

Bazen fazla gelir her şey… Yıkmak istersin her şeyi, ya da bir kibritle yakmak. Ya da bazen öyle bir an olur ki, camdan atasın gelir kendini. Delirirsin, isyan edersin, bağırırsın, çağırırsın, ağlarsın, gülersin, ne yaptığını bilemezsin. Tam da göğsünün üstünde düğümlenen o koca yumru engeller nefes almanı, yutkunamazsın, tıkanırsın. Nefessiz kalırsın. Kapıları çarpsan da, kilometrelerce koşup çığlıklar atsan da o düğüm çözülmez. O an ölüm gelir aklına. Tek kurtuluş yoluymuş gibi gelir. Sonsuzluktur çünkü o…
Gözyaşların düşer yanaklarına sessizce. Sakinsindir aslında. Nedenini bilmezsin. Ne olduğu hakkında en ufak bir fikrin bile yoktur. Tek bildiğin kurtulman gerektiği… Nasıl bilmezsin. Canını acıtır düşünceler, anılar o düğümü büyütür. Belki uzun zamandır unuttuğunu düşündüğün eski sevgilin gelir aklına. Belki şimdi kavgalı olduğun, bir zamanlar ki en iyi dostun. İhanetler, pişmanlıklar, yalanlar... Belki karanlığa karışan, bir daha göremeyeceğin tanıdıkların gelir aklına. Belki anneni özlersin, ondan sevgi görmemiş olsan bile engelleyemezsin kendini. Bu dünyada geçirdiğin iyi anları mutlu olduğun zamanları hatırlamaya çalışırsın, ama sanki zihnin en altlara atmıştır onları, bulamazsın. Bulduklarını çıkarmaya çalışırsın, kolların yetişmez. Nerdedir onlar, en ihtiyacın olduğu anda… Ama onlar da acı verir bazen. Kötü anılar kemirir durur beynini. Elinde değildir, kaçıp kurtulacağın bir şey değildir. Eline kalemi alırsın, ne anlatacağını bilemeden boş kağıda dokundurursun. Yazarsın bir şeyler ama, yazdıkların hissettiklerinin soluk birer gölgesi olur sadece. İçindeki fırtınayı nasıl dışarı çıkaracağını düşünürsün, yapamazsın. Hala ağlıyorsundur. Hissettiklerin canını acıtıyordur çünkü. Bunları kaç kişinin yaşadığını düşünürsün. Cevap hiç kimseymiş gibi gelir her zaman. Korkarsın, bir gülüp bir ağlamandan. İçindeki düğümden. Anılarından. Dünyadan. İnsanlardan… Kendinden korkarsın. Ama korkunca sarılacağın kimse yoktur. Oyuncak ayın bile terk etmiştir seni uzun zaman önce. Yalnızsındır…
Sonra rengarenk hapları dizersin önüne. Sanki onları öyle renk renk görünce sakinleşirsin. Bir anlık bir şey ve… O ilaçları yutarken boğazındaki düğüm de çözülüyormuş gibi gelir. Rahatlarsın. Sırtüstü uzanır, gözlerini kaparsın…
Ya da ilaç yerine küçük bir jilet durur önünde. İçindeki fırtınayı nasıl dışarı çıkaracağını, içindeki zehri nasıl akıtacağını bulmuşsundur. Yavaşça bileklerine götürürsün jileti. Öylece durup beklersin, gözlerini kapatırsın. Yapmadan önce son bir kez düşünürsün. düşünmeye değecek bir şey bile yoktur. Bir saniye. Ani bir hareket. Her şey bitmiştir. Kanın bileklerinden deli gibi dışarı çıktığını hissedersin. Canın yanar ilk başta, küçük bir pişmanlık hissi dalga dalga uzanır beyninde. Sonra geçer, bırakırsın kendini... Sen kendini bırakmasan da bir şey uyuşturur bedenini. Beyninin uyuştuğunu hissedersin. Her şey flulaşırken gözlerini kapatırsın. Yüzünde belli belirsiz bir ifade, dudaklarında hafif bir gülümseme. İçinden geçen, düşünebildiğin son şey “elveda dünya”…
Sonra fark edersin ki sonsuzluk sandığın şey aslında koskoca bir karanlıktan ibaret…
duygu
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Fleur-de-Lys | 2006/11/24 12:31
Я считаю, что следует указывать автора текста или источник.
Я для тебя останусь светом..
Аватара пользователя
Fleur-de-Lys
оо свои люди!
 
Сообщения: 1612
Регистрация: 24 фев 2005

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение argentina | 2006/11/25 03:59
Мне очень понравилось. Спасибо
Аватара пользователя
argentina
падишах
 
Сообщения: 322
Фото: 2
Регистрация: 24 мар 2006
Откуда: Санкт-Петербург

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2006/12/07 19:23
А этот текст я когда-то давно скопировала с этого сайта

AŞK

Baştan başa kapam ve tuzaktır. Kendisi hakkında bilgi vermek istediğinde, sadece rengini gösterir ama yansıyan yuzunu gizler ve kaybolur.

Aşk herzaman yenidir. Hayatında kaç aşkla karşılaştığının manası yok ,bir iki,üç.Her zaman yeni ama değişmeyen şeyle karşılaşırız. Aşk bizi göklere çıkaracağı gibie cehennemlere sokabilir,orta yolu yoktur.Aşk reddedilemez ki o varlığımızın besin kaynağıdır..Onu reddettiğimizde açlıktab ölürüz.

Aşka sonszuzdur bu yüzdene yakala onu ve kaybetme onu elde ettiğinzaman işte o zaman senin bütün amacın tamamen gerçekleşmiş olacak ve sen aşık olduğunu anladığın zaman hayat gerçekle anlamını edinecek.Aşktan korkma ona herşeyi ver ve o zaman göreceksın oda sana karşılık verecek. Ama genede onu bulmak için uzun yollar kat edecehsin hatalar yapıp belalar göreceksin.

Ve sana birz aman gelen mutluluk...senin kazayla geldiğini düşündüğün mutluğun gercekte sadece ilizyonu yansıyacak halbuki hercek mutlu sadece gercekten sevendir.Herşeyi ver zira senin zamanım tamamen sınırlı, yalvarırım aşkı harcama.
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение santa | 2006/12/11 20:43
Sevimli yumurcaklar
Kediler sevimli hayvanlardır. Dört ayağı, uzun bıyıkları ve bir kuyruğu vardır. Pençelerindeki tırnakları çok keskindir. Kediler ağaçlara, pençeleri ile çokarlar. Bazen sinirlenip, insanları tırmalarlar. Fakat insanları çok severler. Kedilerin gözleri çok güzel görür. Dünyaca meşhur Van Kedisi'nin iki gözü de farklı renktedir. İki uzun kulağı vardır. Kulakları öok güzel duyar. Kediler temiz hayvanlardır. Kirli yerleri sevmezler. En sevdiği yiyecek faredir. Fareyı yakalayınca, önce oynar, sonra yer. En sevdiği içecek süttür. Kediler okşanmayı severler ve insanların en iyi dostlardır
Olan oldu, olacağa bakalım
Аватара пользователя
santa
Султан-ПАША
 
Сообщения: 4467
Регистрация: 01 ноя 2005

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2007/01/18 09:27
PARFÜM


İnsanların herbiri nasıl ki farklı karekterlere sahipse, parfüm konusunda da zevkler farklılık göstermektedir. Kimi, sabunsu kokuları tercih ederken kimi de şekerli veya baharatlı kokuları sever. Bu arada yılın moda kokuları da bu tercihleri etkilemektedir. Bir yıl deniz esintisini andıran soft kokular moda olurken diğer yıl çikolata gibi kokmak moda oluverir. Tabii ki modayı takip etmek kadar kişinin kendi ten yapısına uygun olan kokuyu seçmesi de önemlidir. Lise çağında bulunan gençlerin daha taze sabun ve meyve kokularını tercih etmesi önerilir. Ancak yaş ilerledikçe daha etkili baharat kokuları veya çiçek kokuları tercih edilebilir. Bu arada parfüm seçerken günün hangi saatlerinde kullanacağınızı da göz önünde bulundurmalısınız. Gündüz fazla ağır kokular tercih etmek doğru değildir. Ancak akşamla birlikte daha çarpıcı ve iddialı kokular deneyebilirsiniz.
Tüm bu etkenlerin yanısıra asıl önemli nokta kişinin ten yapısıdır. Esmer, kumral ve sarışın tenli kişilerin parfüm seçimleri birbirinden farklı olmalıdır. Çünkü esmer bir tende hoş kokan bir parfüm daha açık tenli bir kişi için ağır kaçabilir. Ya da tam tersi açık tenli bir kişide kalıcı olan bir koku, esmer tenli birinde o kadar kalıcı olmayabilir. Son bir detay olarak; giyim tarzına ve mevsimlere göre de parfüm seçimi farklılık gösterebilir. Kışın daha şekerli, vanilyalı ve baharatlı kokular ön plana çıkarken, yazın daha hafif sabunsu kokular tercih edilir.
Parfüm kullanırken...
Sadece teninize uygun kokuyu seçmeniz yeterli olmaz. Parfüm kullanılırken dikkat etmeniz gereken bazı püf noktaları vardır;
Öncelikle parfüm kullanmadan önce teniniz mutlaka temiz olmalıdır. Terliyken parfüm kullanmayın ve hatta ter kokusunu gidermek için parfüm kullanma hatasına sakın düşmeyin.
Parfümü cildinize 20 cm uzaklıktan sıkın. Böylelikle parfümü daha geniş bir alana yaymış olursunuz. Bu arada kulak arkası ve bileklere sıkılan parfüm daha etkilidir. Çünkü bu bölgeler daha çok ısındıkları için koku yayılımı daha çok olur.
Parfümü giysilerinize sıkmak pek doğru değildir. Ufak da olsa leke problemi doğuracağı gibi başka bir koku denemek istediğinizde giysiye sinmiş olan koku sorun yaratacaktır.
Spor yaparken parfüm kullanmaktan kaçının. Terleyip ağır bir kokuyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
Farklı kokuları bir arada kullanmayın.
Parfümü banyodan hemen sonra kullanın. Bu şekilde parfüm cildinize daha hızlı nüfuz edecektir.
Gündüzleri hafif, çiçek, meyve kokularını; akşamları daha iddialı ve çarpıcı kokuları kullanın.
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2007/01/19 10:08
Türkler diyet yapmayı sevmiyor

Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türklerin diyet yapmayı sevmediği bildirildi. Uluslararası araştırma kuruluşu GFKfK'nın 20 ülkede 20 bin 795 kişi ile yaptığı "Diyet, Yerel Mutfaklar ve Yemek Pişirme Alışkanlıkları" başlıklı araştırmasına göre, Avrupa ve Amerika'da geçen iki sene içinde her 5 kişiden 1'i diyet yaparken, Türkiye'de bu oranın 7 kişide 1 kişiye düştüğü görüldü.

Araştırmaya göre, Amerikalı ve Avrupalılardan, kilo vermek amacıyla diyete başlamış olanların yarısı, istedikleri kiloya ulaşamadıklarını ya da başladıktan birkaç gün sonra diyetten vazgeçtiklerini belirtti.
Diyet yapanlar arasında Avrupalıların (Türkler dahil) yüzde 33'ü, Amerikalıların ise sadece yüzde 16'sı diyeti başarıyla tamamlayabildi.
Diyet yapanların oranının Doğu Avrupa ülkelerinde ise 10'da 1'e düştüğü görüldü.
Araştırma sonuçlarına göre, kadınlar erkeklere göre kilolarına daha fazla dikkat etme eğiliminde. Diyete başlayan Batı Avrupalı kadınların oranı erkeklerin oranının iki katı. Amerika'da 3 kadından 1'i diyet yaparken, bu oran erkelerde 5'de 1'e düşüyor.
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Julietta_ | 2007/01/21 23:29
BAYRAMLARIMIZ

Anayurdumuzun bayramlar çoktur.Fakat en önemlısi hangisi?Bunu anlamak için beraber tarihten birkaç yaprak çevirelim.Ekim-Kasım devriminden sonra,1917 de eski Rusya'da kurulan devletşn adı, bir iki defa değiştikten sonra nihayet "Sovyetler Birliği" oldu.Ancak bu devlet aşağı yukarı bir insan kadar yaşadı,tam 74 yıl. 1991 yılının Aralığında ölen Sovyetler Birliğinin yerini bir sıra yeni devletler aldı.Rusya da bunlardan biri e elbette en büyüğü.Halen Rusya'da bazı eski bayramlardan başka yenilerini de kutlarız.Fakat önce eskileri ele alalım.
Bir Mayıs gününe Bütün Dünya işçileri ve emekçileri bayramı derler, daha doğrusu 74 yıl içinde biz böyle dedik.Bu bayram şimdi de var ama başka;Bahar ve emek bayramı.
İkinçi dünya savaşı çoktan bitti,yakınlarda bunun elli beşinci yıldönümü olaak.Fakat gene de unutma olmaz.Bunun için silahlı kuvvetlerle yani ordumuzla birlikte Mayısın dokuzunda yengi bayramını kutlarız.İlkbaharda daha en az bir bayram var.O da mükemmel , deüerli kadınlarımızın bayramı olan Milletlerarası kadınlar günü.
Nihaet Yılbaşı bayramını da unutmayalım. Bu bayram 31 Aralık günü başlar ve yeni yılın ilk günü olan 1 Ocakta devam eder. Birçok insanlar bu bayramda dairelerini bir Noel ağacıyla süsler, birbirlerine yeni yıl için en iyi dşleklerde bulunurlar.
İşte eski bayramlar bunlar. Yenilerini siz bensiz de bilirsiniz. Sanırım, yarın öbür gün onları bize anlatırsınız. Bayramlarda birbirimize "Bayramınız kutlu olsun", "Bayramınızı tebrik ederim" gibi sözler söyler, bazan yakınlarımızı memnun etmek için onlara sevgimizi anlatmak için çiçek, türlü armağan veririz.
Her ülkenin,her ulusun az veya çok bayramı var. Bunları bilmek gerek. Aşağıda başka bir gün size Türklerin bayramlarını da anlatırız.
Kısmet ise gelir Moskva'dan,Türkye'den, kısmet değilse ne gelir elden.
Аватара пользователя
Julietta_
Султан
 
Сообщения: 789
Фото: 11
Регистрация: 28 авг 2005
Откуда: Россия,Москва

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2007/02/13 18:34
Külkedisi Золушка


Bir zamanlar güzeller güzeli bir kız varmış. Annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızıyla birlikte gelip eve yerleşmiş.

Bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. Odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. Ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini üzerine yıkmışlar.

Ev işleri bittikten sonra bile kızın onlarla oturmasına izin verilmiyormuş. Akşamları, mutfakta, sönmekte olan ocağın önünde duruyormuş tek başına, ellerini küllere doğru tutup ısınmaya çalışarak. Bu yüzden üvey kız kardeşleri ona “Külkedisi” adını takmışlar.

güzeller güzeli – раскрасавица
yeniden - снова
üvey anne - мачеха
yerleşmek - поселиться
tavan arasına fırlatıp atmak - по полу разбрасывать
-mak şöyle dursun - не только не сделал чего-то, но и...
-i üzerine yıkmak - нагрузить на кого-то что-то
sönmekte olan - погаснувший
ocak - печь
kül - зола, пепел
ısınmak – греться

Bir gün iki kız kardeşe sarayda verilecek bir balo için davetiye gelmiş. İkisi de heyecandan deliye dönmüşler. Herkes Prens’in evlenmek istediğini biliyormuş. ‘Bakarsın ikimizden birini seçer, belli mi olur?’ diye düşünmüşler.

İki kız kardeş de kendilerini mümkün olduğunca güzelleştirmek için hemen kolları sıvamışlar. Fakat maalesef bu biraz zormuş, çünkü Külkedisi’nin aksine bayağı çirkinmiş her ikisi de!

Balo akşamı, üvey kardeşleri gittikten sonra Külkedisi mutfakta oturmuş ve için için ağlamaya başlamış. “Neyin var, neden ağlıyorsun Külkedisi?” diye sormuş bir kadın sesi.

“Ben de baloya gitmek istiyordum,” demiş hıçkırarak Külkedisi.
“Gideceksin öyleyse,” demiş ses. Külkedisi duyduğu sese doğru dönüp bakmış, şaşkınlıktan donakalmış.

Güzel bir kadın duruyormuş yanında.

“Ben senin peri annenim,” demiş kadın. “Şimdi kaybedecek zamanımız yok! Bana bir balkabağı getir hemen!”

Külkedisi bir balkabağı getirmiş. Peri annesi sihirli değneğiyle dokununca, balkabağı birdenbire altından bir fayton oluvermiş.

deliye dönmek - с ума сойти
güzelleştirmek - стать красивее
-nin aksine bayağı - в отличие от кого-то
çirkin - уродливый
için için ağlamak - горько плакать
hıçkırarak - всхлипывая
şaşkınlıktan donakalmak - от удивления застыть на месте
peri - фея
balkabağı - тыква
sihirli değnek - волшебная палочка
fayton - карета
oluvermek – превратиться

“Şimdi de altı fare...” Külkedisi altı fare bulup getirmiş, peri annesi onları hemen ata dönüştürmüş.

“Bir sıçan...” Onu da arabacı yapmış.
“Ve altı kertenkele...” Onları da faytonun arkasında koşacak altı uşağa çevirivermiş.

Nihayet Külkedisi’ne gelmiş sıra. Peri değneğiyle bir dokununca Külkedisi’nin yırtık pırtık giysileri nefesleri kesecek harika bir elbiseye dönmüş. Ayaklarında bir çift camdan ayakkabı pırıl pırıl parlıyormuş.

“Bir şey var yalnız,” demiş Peri. “Gece yarısına kadar eve dönmelisin. Saat on ikide elbisen tekrar eski giysilerine, faytonun balkabağına, atların fareye dönüşecek. Prens’in bunu görmesini istemezsin herhalde? Şimdi git, dilediğince eğlen.”

O gece Külkedisi balonun yıldızı olmuş. Baloya katılan hanımlar (özellikle de iki üvey kız kardeşi) onun elbisesini çok beğenmişler ve terzisinin adını öğrenmek için ona yalvarmışlar. Beyefendilerin hepsi onunla dans etmek için birbirleriyle yarışmışlar.

fare - мышь
at - конь
sıçan – крыса
arabacı – кучер
kertenkele –ящерица
uşak –слуга, лакей
çevirivermek - превратить
nihayet - наконец-то
yırtık pırtık - поношенное, грязное, дырявое
nefesleri kesmek - перехватить дыхание
pırıl pırıl parlamak - сверкать
herhalde - наверняка
yıldız - звезда
katılmak - участвовать
özellikle - особенно
terzi - портной
yalvarmak - умолять
yarışmak – соревноваться

Prens ise görür görmez ona âşık olmuş! Ve o andan sonra hiç kimseye bu kızla dans etmek için izin verilmemiş.

Saatler saatleri, dakikalar dakikaları kovalamış ve Külkedisi saat tam on ikiyi vuracağı sırada evde olması gerektiğini hatırlamış.

“Gitme!” diye seslenmiş Prens arkasından, ama Külkedisi bir an bile durmadan koşup oradan uzaklaşmış. Sokağa çıktığında elbisesi tekrar eski elbiselerine dönüşmüş. Geriye kala kala camdan ayakkabıların bir teki kalmış. Diğer tekini nerede kaybettiğini bilmiyormuş.

O gece Külkedisi uyuyana kadar ağlamış. Hayatının bir daha asla o geceki kadar harika olamayacağını düşünüyormuş.

Ama bu doğru değilmiş. Ayakkabının diğer tekini sarayın merdivenlerinde bulmuşlar. Ertesi sabah Prens ev ev dolaşıp ayakkabıyı tek tek bütün genç kızlara denetmiş. “Bu ayakkabının dün gece karşılaştığım güzel sahibini bulamazsam yaşayamam,” demiş.

görür görmez - как только увидел
izin vermek - дать разрешение
hatırlamak - вспоминать
uzaklaşmak - удалиться
diğer - другой
kaybetmek - потерять
asla - никогда
merdiven - лестница
ev ev - из дома в дом
tek tek - по одной
denetmek - заставить померять
sahip – владелец

Derken Külkedisi’nin evine gelmiş. Üvey kardeşleri ayakkabıyı denemişler. Olmamış. Ayaklarına girmemiş bile.

Prens çok üzgünmüş, çünkü uğramadığı sadece birkaç ev kalmış. Tam oradan ayrılacakken evin hizmetçisi dikkatini çekmiş.

“Hanımefendi,” demiş Prens Külkedisi’ne, “bir de siz deneseniz?”
“O mu deneyecek? Ne münasebet!” diye haykırmış üvey kardeşler.

Fakat Prens ısrar etmiş. Külkedisi’nin ne kadar güzel bir kız olduğu gözünden kaçmamış. Tabii ayakkabı Külkedisi’nin ayağına kalıp gibi oturmuş. Prens diz çöküp Külkedisi’ne evlenme teklif ederken iki üvey kardeşe de öfke ve kıskançlıkla olanları seyretmek kalmış. Külkedisi Prens’in teklifini tabii ki kabul etmiş.

derken - и вот
hizmetçi - уборщица
dikkat çekmek - привлечь внимание
Ne münasebet! - как неуместно!
ısrar etmek - настаивать
kalıp gibi - как влитой
diz çökmek - преклонить колено
teklif etmek - предлагать, делать предложение
öfke- гнев
kıskançlık - ревность, зависть
kabul etmek - принять предложение
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение Irochka | 2007/02/13 18:36
Kırmızı Şapkalı Kız Красная шапочка

Bir zamanlar küçük bir köyde anne ve babası ile birlikte küçük bir kız yaşıyordu. O çok güzel ve sevimli bir kızdı. Onun küçük kırmızı bir şapkası vardı. Küçük kız her zaman başında bu kırmızı şapka ile gezerdi. Bu yüzden ona «Kırmızı Şapkalı Kız» dediler.
Günlerden bir gün küçük kıza annesi ''Şu börekleri ve pastaları al, ninene götür'' dedi. Küçük kız ''Tamam, olur anneciğim, hemen götüreceğim'' dedi. Küçük kız börekleri ve pastaları aldı ve onları bir sepete koydu. Annesini öptü, sepeti alıp evden çıktı.

Küçük kızın ninesi komşu köyde yaşıyordu. Bu köy biraz uzaktı. Küçük kız bu köye gitmek için önce ormandan geçmeliydi. Küçük kız ormana girdi. O ormanda yalnızdı fakat korkmuyordu. Ormanda birçok güzel çiçek vardı. Küçük kız hem yürüyor hem ninesine vermek için çiçek topluyordu. Birden küçük kızın karşısına bir kurt çıktı.

- Nereye gidiyorsun Kırmızı Şapkalı Kız?
- Nineme gidiyorum sayın kurt.
- Niçin ninene gidiyorsun?
- Nineme biraz börek ve pasta götürüyorum.
- Hımmm, güzel, ben de oraya gidiyorum. Sen bu yoldan git, ben bu yoldan gideceğim dedi kurt.

Kurt, kırmızı şapkalı kıza böyle söyleyip koşarak kısa yoldan köye gitti. Çünkü Kurt, küçük kız köye varmadan önce ninenin evine gitmek istiyordu. Küçük kız kısa yolu bilmiyordu. Bu yüzden o uzun yoldan köye gitti. Tabii ki köye ilk önce kurt vardı. Hemen küçük kızın ninesinin evine gidip kapıyı çaldı.

- Kim o? Kim var orada?
- Benim, torunun kırmızı şapkalı kız dedi kurt sesini incelterek.

Nine çok ihtiyardı. Bu yüzden zor görüyor ve zor işitiyordu. Kapıyı açtı. Kurt hemen içeri girip zavallı nineyi yedi. Kurt önce ninenin elbiselerini giydi sonra yatağa yatıp küçük kızı beklemeye başladı.
Küçük kız şarkı söyleyerek elinde çiçeklerle eve geldi. İçeri girmeden önce kapıyı çaldı. Kurt tekrar sesini incelterek:
- Kapı açık, benim sevgili torunum, içeri girebilirsin dedi.
Küçük kız içeri girdi. Sepeti ve çiçekleri masaya bıraktı. Yatağa yaklaştı.

- Hoş geldin sevgili torunum.
- Hoş bulduk nineciğim, nasılsın?
- İyiyim sevgili torunum.
- Niçin yatıyorsun nineciğim? Hasta mısın?
- Evet, biraz hastayım.
- Nineciğim senin sesin niye böyle kalın?
- Hastalıktan sevgili torunum.
- Nineciğim senin kulakların niye böyle uzun?
- Seni daha iyi duymak için sevgili torunum.
- Nineciğim senin gözlerin niye böyle büyük?
- Seni daha iyi görmek için sevgili torunum.
- Nineciğim senin dişlerin niye böyle sivri.

Kurt ''seni yemek için'' deyip birden yataktan çıktı ve küçük kıza saldırdı. Küçük kız çok korktu ve bağırdı. O sırada birkaç avcı onu duydu. Hemen eve koşup kurdu öldürdüler. Kurdun karnını bıçakla açtılar ve küçük kızın ninesini kurdun karnından çıkardılar. Nine hâlâ yaşıyordu. Kırmızı şapkalı kız ve ninesi sarıldılar ve öpüştüler. Avcılara çok teşekkür ettiler. Çay yaptılar ve oturup afiyetle börekleri ve pastaları yediler. Kırmızı şapkalı kız bir hafta bu köyde kaldıktan sonra kendi köyüne döndü.

köy - деревня
birlikte - вместе
sevimli - милый
börek - пирожок
pasta - пироженое
götürmek - относить
sepet - корзинка
komşu - соседний
orman -лес
korkmak - бояться
çiçek toplamak – собирать цветы
kurt - волк
varmak - достигать
torun – внук, внучка
inceltmek – сделать тонким
ihtiyar – пожилой, старый
zavallı - бедный
sivri - острый
avcı - охотник
öldürmek - убить
çıkarmak - достать
hâlâ – все еще
sarılmak - обниматься
Azy gum garum gerum, gazy gumga... Azy gum garum gerum, gazy gumga
Аватара пользователя
Irochka
Sonnige Paradys
 
Сообщения: 23955
Фото: 205
Регистрация: 25 окт 2005
Откуда: Africa

Re: ТЕКСТЫ

Сообщение kizbocegi | 2007/02/15 16:56
Ирочка, а давай будем указывать, с какого сайта брались эти тексты (со словариком которые)
Аватара пользователя
kizbocegi
странствующий суфий
 
Сообщения: 13
Регистрация: 15 фев 2007

Модераторы

vika, Natali$ka

Фильтры

След.

Навигация

Вернуться в Турецкий язык

Кто сейчас на форуме

Сейчас этот раздел форума просматривают: Alinessa и гости: 28